Ana Sayfa

AÇI

Açı'dan Haberler

Programlar

Öğretim Programlarımız

2020 LGS sınav tarihi 7 Haziran 2020 olarak belirlendi,

Sözel Bölüm: 
Türkçe: 20 soru
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük: 10 soru
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: 10 soru
İngilizce: 10 soru olarak
toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek.
Sayısal Bölüm: 
Matematik: 20 soru
Fen Bilimleri: 20 soru olarak
toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre verilecek.

ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

Değerli Velilerimiz;
Bir bireyin sağlıklı gelişiminde sosyal ilişkiler önemli bir yere sahiptir. Arkadaş edinme ve bu arkadaşlığı sürdürebilme bireyin sadece sosyal gelişimine değil ruhsal olgunluğuna, benlik algısı ve aidiyet duygusunun gelişimine de katkı sağlar.
Arkadaşlık ihtiyacı bebeklik çağında başlar ve arkadaşlık ilişkileri, yaş dönemi özelliklerine göre farklılık gösterir. İlkokul çağındaki bir çocuğun arkadaş sayılarında bir artış gözlenmesi beklenmektedir.
Akranlarına kendini kabul ettirebilmek çocuklar için en önemli deneyimlerden birisidir. Yeterli sosyal ilişkiler kuramamış bir çocuğa olabildiğince çabuk müdahalede bulunmak gerekmektedir. Ebeveynler bu süreçte öncelikle dinlemeye ve iletişime açık olmalıdır. Aynı zamanda aileler en büyük desteği mümkün olduğu kadar bol deneyim imkânı sağlayarak verebilir. Bu yüzden arkadaşlık becerilerini geliştirmek amacıyla gerekli ortamı sunmalıdır. Bu şekilde çocuk arkadaşlık kurmayı öğrenmelidir. Ebeveynler çocuğun akranlarıyla yaşadığı problemleri küçümsemeden empati kurmaya çalışmalıdır. Alternatif çözümler üretme konusunda onlara yardımcı olmalıdır ancak ne yapmaları gerektiği konusunda zorlayıcı bir tavır sergilememeli ve özel alanlarına saygı duymalıdır. Ebeveynler olarak çocuğunuzu gözlemleyin, okulla iş birliği içinde olun ve ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirme yapın.

Aslı Doğan
PDR Uzmanı

ÇOCUKLARDA GÜVENLİ TEKNOLOJİ KULLANIMI

Değerli Velilerimiz,
Teknoloji hayatımızın her alanında günlük işlerimizi kolaylaştıran, insanların yaşam kalitesini artırıp hayatlarındaki konfor alanını genişleten, dünyadan ve ülkemizden haberdar olmamıza yarayan bir kaynak haline gelmiştir. Teknolojinin yaşamımıza sağladığı kolaylıkları sıralamaya devam ettirmek mümkündür ancak gelişim çağındaki çocuklarımızı “bilinçli kullanıcı” olma yolunda yönlendirmemiz büyük önem taşımaktadır. Günümüz dünyasında çocuklar er ya da geç teknoloji dünyası ile tanışacaklarını düşünürsek, bu durumda teknolojiyi tamamen yasaklamak yerine nasıl kullanacağını öğretmek daha yararlı olacaktır. Siz velilerimiz de çocuklarımız teknolojik aletleri kullandığında aşağıdaki maddeleri uygulama noktasında azami derecede dikkatli olmalısınız.
• Teknolojinin ailece birlikte geçirilen zamanların önüne geçmesine izin vermek yerine televizyon, tablet veya telefon olmadan çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz etkinlikler belirlemelisiniz.
• Ebeveyn olarak yapılması gereken birçok işin altında boğuluyor olsanız bile, çocuğunuzu siz bunlarla meşgulken televizyondan, telefondan ve tabletten başka bir uğraşla ilgilenmesi için yönlendirmelisiniz.
• Süre sınırı getirilmelidir. Günlük toplam süre en fazla 40-50 dakika olmalıdır.
• Kullanılan teknolojik aletler aile bireylerinin çok rahat bir şekilde görebileceği bir yere, ailenin ortak kullanım alanına konulmalıdır.
• Aileler çocukların, internette gezinmek için çocuklara uygun ya da ebeveyn denetimi olan bir arama motoru kullanmalıdır.
• Çocuklarla bilgisayar ve internet konusunda sohbet etmeli; burada okudukları ya da gördüklerinin yanlış olabileceğini, bilgiyi tartışmak gerektiğini, yararlı ve zararlı yanlarını anlatmalısınız. Bunu yaparken, eleştirmeden, azarlamadan, yasaklamadan, tehdit etmeden karşılıklı konuşmak en iyisidir.
• Kişisel bilgilerin gizliliğinin önemi anlatılmalıdır.
• Yer ve konum bildiriminin tehlikeleri açıklanmalıdır.

Aslı Doğan
PDR Uzmanı

SORUMLULUK BİLİNCİ

Vaktiyle her türlü maddi imkâna sahip olmasına rağmen, can sıkıntısından, hayatın yaşanmaya değmez olduğundan yakınan bir prens vardı. Arkadaşları gezerken o odasına kapanır, sürekli düşünürdü. Oğlunun bu haline hükümdar babası çok üzülüyordu. Bir gün hükümdar, ülkesinin en bilge kişisini sarayına çağırtıp ona oğlunun durumunu anlattı ve buna bir çözüm bulmasını istedi. Bunun için bilgeye bir hafta süre verdi. Bir hafta içinde bir çözüm bulamazsa bunun hayatına mal olabileceğini de hatırlattı.
Yaşlı bilge üç beş gün düşünüp taşındı, aklına hiçbir çözüm gelmedi. Bu nedenle canını kurtarmak için ülkeyi terk etmeye karar verdi. Üzgün ve dalgın bir şekilde ülkeyi terk ederken, bir köyün yakınında kuzularını otlatan küçük yaşta bir çobanla sohbet etti. Bundan cesaret alan küçük çoban yaşlı bilgeye "Amca şu hayvanlara biraz göz kulak oluver de, ben de şu görünen köyden azık alıp geleyim, bugün azık almayı unutmuşum da", dedi. Bilge de zevkle kabul etti.
Bilge, kafası karşılaştığı olaylarla meşgul bir halde hayvanlara göz kulak olurken, bir kuzu uçurumdan aşağı yuvarlanıverdi. Aşağı inip onu çobana verdiği sözü doğru dürüst tutabilmek için kuzuyu kendisi kurtarmaya karar verdi. Bu amaçla uçurumun dibine indi. Önce kuzuyu sırtına bağladı, sonra tırmanmaya başladı. Birkaç tırmanma başarısızlıkla sonuçlandı. Ama Bilge yılmadı. Uğraştı, didindi, zorlandı; ama sonunda kuzuyu yukarı çıkarmayı başardı. Küçük dostuna verdiği sözü tutabilmek, bunun için de kuzuyu uçurumdan çıkarmak bir süre kafasını öyle meşgul etti ki, kendini bu işe o kadar verdi ki, başından geçmekte olan olayı, canını kurtarabilmek için ülkeyi ter etmekte oluşunu unuttu.
Fakat bu durum onun kafasında bir şimşek çakmasına neden oldu ve şöyle düşündü: "Bir kimse ciddi olarak bir işle meşgul olur, bir girişimde bulunur bunu başarı ile sonuçlandırmak arzusu benliğini tam olarak kaplarsa, o kimse için can sıkıntısı diye bir şey söz konusu olamaz." Bu gerçek, dolayısıyla hükümdarın oğlu için de geçerlidir. Bilge artık kaçma fikrinden vazgeçip hemen geri döndü ve hükümdarın huzuruna çıkarak şu çözümü sundu:
"Hükümdarım, eğer oğlunuzun can sıkıntısından kurtulmasını hayata bağlanmasını istiyorsanız ona bir sorumluluk yükleyin, zamanını kaplayıcı bir meşguliyet verin. Can sıkıntısının, yaşamaktan şikâyet etmenin ana sebebi başıboşluktur. Oğlunuza yükleyeceğiniz sorumluluk kendini can sıkıntısından kurtaracak, yaşama mücadelesi ve azmi artacaktır."

Aslı Doğan
PDR Uzmanı

AÇIEDU

AÇI EDU TV

Konu Anlatımları

Açı Uzaktan Eğitim Sistemi

Deneme Sınavları

Klüplerimiz

Okul Sonrası Programlarımız

Çocuklara Sınır Koymak

Disiplin sağlıklı bir büyüme ve gelişme için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Aynı zamanda öğrenmenin de bir parçasıdır.

Kuralları tanımlamak ve bunlara hangi şartlarda uyulması gerektiğini çocuklarınıza ifade etmek, istenilen davranış ve tutumların yerleşmesi açısından oldukça önemlidir. Bu sayede sadece aile içinde veya okulda değil aynı zamanda hayatının her alanında diğer insanların varlığına ve onların haklarına saygı duyması gerektiğinin bilincinde olması açısından oldukça önemlidir.

Öncelikle farkına varılması gereken ilk şey; disiplin ile cezanın aynı kavramlar olmadığıdır. Ceza yerleşmiş kurallardan sapılması durumunda ödenmesi gereken bedeli ifade eder. Ceza karşısında çocuğun hissettiği olumsuz duygular, cezayı veren kişiye karşı da gösterilebildiği için ceza verilmesi istendik bir durum değildir. Disiplin ise sebeplerini açıklayarak uyulması gereken kuralları ortaya koymak anlamına gelmektedir. Bu sebeple bir kural koymak isteniyorsa önce çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun olarak, bu kuralın sebebini açıklamak gerekmektedir.

Çocuğun belirlenen kurallara uyabilmesi için sevgi duygusunu yaşamış olması gerekir. Çünkü ancak sevildiğini gören ve hisseden çocuğun kendisi için belirlenen kurallara uyması kolaylaşır. Aşılmaması gereken sınırları belirtmek için uygun davranışlarda bulunulduğunda çabasını övmek ya da sınırların dışında davranışlarda bulunduğunda sevgi ve ilginiz dışında belirleyeceğiniz şeylerden yoksun bırakmak gibi stratejiler geliştirmek gerekir. Bu sayede çocuğunuz da izlemesi gereken kurallar ve davranışları arasındaki bağlantıyı keşfedip öğrenebilir. Dikkat edilmesi gereken şey ise olumlu veya olumsuz davranışının sonuçlarını, hemen davranışının akabinde görmesi gerekir. Aradan geçen zamandan sonra verilen yaptırımlar çocuk için geçerliliğini yitirecektir. Devamını oku…

2018-2019 MEZUNİYET TÖRENLERİMİZ

İletişim

Bize Ulaşın

Yenimahalle Yerleşkesi  444 4 309
Çukurambar Yerleşkesi  (312) 284 09 09

Açı Ankara Koleji © 2018. Tüm Hakları Saklıdır.